güneşli havada yağan kar kadar...

Çok sevdiğin bir insanı kaybedersin bazen, elinde değildir. Aradan zaman geçer, nedenler kalkar ortadan -zaten pek de önemli olmamış ve unutulmuşlardır-. Bir kitapçıya girersin. Hani her ay aldığın dergi var ya, onun için gelmişsindir. Ama plaklara takılır gözün, önce bir şunları inceleyeyim der ve o tarafa yönelirsin. İleriye değil, yere bakıyorsundur. Hedefine yaklaşıp kafanı kaldırdığında donup kalırsın olduğun yerde. Nedenleri unutturup sonuçları zihninde bırakan arkadaşındır önündeki. Geçmişe duyulan özlemin verdiği o sıcaklıkla karşılıklı gülümsersiniz. Dergiyi ve plakları boşverip sıcak bir şeyler içmek için üst kata çıkarsınız. Dışarıda hava soğuktur ama mutlusunuzdur artık.
İşte For a Minor Reflection'ı keşfettiğimde hissettiklerim tam olarak bunlar oldu. Explosions in the Sky dinlerken yaşadığım o coşkuyu ilk kez başka bir grupta yaşıyorum. Yükselip aniden düşüyor ve tekrar mutlu oluyorum. Sıcak ve soğuk dengeleniyor. Yalnızlık başlıyor ve bitiyor.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

2016 biterken...

Gece... Dört harf, birkaç insan, görünenin ardındaki düşünceler... Yalnızlık... Herkes.

yalnızlığı seçen adamın düşüşü/kedisi