30 Ekim 2015 / Belle and Sebastian Konseri: Hayallerin Sınırı Olmasın!
İnsanların hayatında çok önemli günler olabiliyor. Bugün de benim için öyle bir gündü ve kesinlikle bu kadar olacağını düşünmüyordum. Öncelikle Cass McCombs ’u dinleyemedim, kendisinden yetişemediğim için çok özür diliyorum. Salona girdiğim anda “İnanamıyorum, birazdan başlayacak mı yani? Ne kadar boş salon, hemen gidip en önden yer kapmalıyım!” diye düşündüm. Lakin bir sorun vardı, en öne “kırmızı bileklik” olmadan geçemiyorduk! Peki, neydi bu kırmızı bileklik? Öğrenmeliydim ! Bir hışımla ilk görevliye yapışıp olan biteni sordum. Tabii ki bilmiyordu. Herkese, neredeyse gördüğüm her görevliye sordum. Kimse bilmiyordu. Olamaz, ne yapacaktım! Ben Belle and Sebastian ’ı en önde, başka hiçbir şeyi görmeden izlemeliydim. VIP bölümünün giriş kapısının yanına konuşlandım. Görevli ile de tanıştım, Tolga abi. Hiçbir çarem yoktu. Konseri oradan izlemek zorundaydım, ilk başta “dokunmayın, ağlıyorum” triplerine girsem de Nobody’s Empire ’ın tınılarını duyduğum anda sonsuz bir sırıtmayla doldu...